|
Yazar serhat
|
|
Cuma, 28 Mart 2008 |
|
Son yüz yıl içerisinde, insanlığı ve sosyal hayatı futbol kadar derinden etkileyen başka bir olgu bulmak çok zor olsa gerek. Milyonları peşinden koşturan, insanların uğruna hayatlarını adadıkları, bir din gibi insanları kendine bağlayan ve hayatlarını şekillendiren bir top oyunu. Lafı fazla uzatmadan konuya girmek lazım aslında, ırkçılık günümüz endüstriyel futbolunun en büyük problemlerinden birisi haline geldi.
Gerek saha içinde, gerek saha dışında rakiplerinin birbirlerine yaptıkları ırkçı saldırılar futbolu spor olmaktan çıkarttı sporun içinden barış ve kardeşlik olgularını söküp attı. Oysa ki futbolun en güzel yönü zengini fakiri, muhafazakarı devrimcisi, siyah tenlisi beyaz tenlisi başka insanların farklı bir platformda diğer bütün farklılıklarından arınıp beraber olmasıydı ama ırkçılık futbolun güzelliğine gölge düşürdü, futbolun kirli yüzü oldu. 1936 yılında İspanya’da ki iç savaşı kazanan faşist diktatör Franco ülkesini 3 f ile yönettiğini söylemişti vakti zamanında. Bu dönemden sonra bu 3 f’ye çok farklı yakıştırmalar yapıldı, fuhuş diyenlerde oldu flamenko yada fiesta diyenlerde ama herkesin ortaklaştığı bir nokta vardı, f lerin birisi futboldu. İşte bu günden sonra futbol ırkçılık ve faşizmle düşman kardeşler oldular, ne birbirlerinden kurtulabildiler nede birbirleriyle anlaşabildiler. Aslında insanın var olduğu her yerde olduğu gibi yeşil sahalarda da futbolun doğduğu günden bu yana yüzlerce hatta muhtemelen çok daha fazla ırkçılık vakası yaşanmıştır. Yozlaşmış, bağnaz fikirlerinden kurtulamayan insanlar kendilerini başkalarından üstün görmüş, ırkına, milletine, ten rengine göre insanları kategorize ederek egolarını tatmin etmişlerdir tarih boyunca. Bir örnek vermek gerekirse 1916 yılında Güney Amerika Kupası maçında Uruguay’a 4-0 yenilen Şili maçın iptalini talep etmiş, gerekçe olarak ise Uruguay forması giyen iki siyahi oyuncuyu göstermiş, buraya kadar çok kötü değil ama devamı çok çirkin, Şili yöneticilerine göre siyahi oyuncular insan değilmiş ve bu yüzden maçın iptal edilmesi gerekirmiş. Güler misin? Ağlar mısın? 92 yıl önce yaşanmış bu olay ve neredeyse yüzyıl sonra hala aynı sorun baş ağrıtmaya devam ediyor. Bu konudaki örnekleri yüzlercesiyle çoğaltabiliriz aslında çok daha çirkin çok daha komik olaylar yaşanmış yaşanıyor, rakip futbolcuya yamyam diyen kulüp başkanlarından, sahaya muz kabuğu atan seyircilere, maçlarda neo-faşist selamı yapan futbolculardan basın toplantısında rakip takım futbolcusunun kısa zaman öncesine kadar ağaçların üzerinde oynadığını ve bu sahalarda yerinin olmadığını söyleyen hocalara kadar bu sporun içerisindeki farklı mevkilerde bulunan birçok insan ırkçı demeçler veriyor ama neyse ki FIFA son dönemde özellikle Michael Platini’nin başa geçmesiyle ırkçılığa karşı çok ciddi bir savaş açmış durumda. Yeni hazırlanan düzenleme ile herhangi bir futbol müsabakasında ırkçılık gösterisi olduğu halde, maçın tatil edilmesi, söz konusu kulübün 3 puanının silinmesi ve ligden düşürülmesi gibi cezaların verilmesi kararlaştırıldı. FIFA’nın yeni düzenlemesine göre tribünlerinde ırkçı gösteriler yapılan takıma önce para cezası verilecek, eğen bu gösteriler sürerse cezalar giderek artacak ve ligden düşürmeye kadar gidecek. Bu son düzenlemelerle birlikte birde kampanya başlatılmış durumda “ lets kick racism out football” Yeni düzenlemeler ve başlatılan kampanya ırkçılığı futbol sahalarından atacak gibi görünüyor, bu tabi ki sevindirici bi gelişme ama asıl yapılması gereken insanlara cezalar vererek ırkçılığı futboldan uzaklaştırmak değil bu sadece bir başlangıç olmalı, anti-faşist hareketi tüm dünyaya yayabilmek insanların faşizm ve ırkçılık gibi çirkin ideolojilerden kurtulabilmelerini sağlamak temel dert olmalı ve sanırım bu konuda şimdilik atılabilecek en büyük adım faşizme ve ırkçılığa karşı birleşebilmek, bu büyük düşmanla hep beraber savaşabilmek |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 14 Mayıs 2008 )
|